Otomobil tasarımcıları hayal gücü bakımından oldukça zengindirler, özellikle de onlardan ‘2035 yılında hayalinizdeki aracın neye benzeyebileceğine dair bir konsept’ isterseniz sonuçlar oldukça farklı olabilir. Tıpkı DS tasarımcılarının X E-Tense konseptinde ortaya koydukları gibi.

Yakın gelecekte karşılaşacağımız ‘otomobilleri biz mi kullanacağız yoksa onlar kendi kendilerine mi hareket edecekler?’ sorusuna cevap arayan tasarımcılar her iki soru için de ‘evet’ cevabını vermeyi tercih etmiş.

Aracı iki kısıma ayıran DS tasarımcıları, bir tarafta yarış otomobillerini andıran açık bir kokpite yer verirken diğer tarafta ise otonom sistemin sürüşü devralarak sürücünün yolcuya dönüştüğü iki kişilik kapalı bir kokpit ortaya koymuş.

Biri dışarıda olmak üzere 3 kişilik bir oturma düzenine sahip olan modelde sürücü kısmında çeşitli kontroller yer alırken, yolcular ‘koza’ şeklindeki cam bölmede yer alıyor. Konsept modelin fütüristik bilgi-eğlence sistemi ise IRIS adı verilen holografik bir arayüzle kontrol ediliyor.

Konsept model teorik olarak bir çift elektrik motoru ile güçlendirilmiş. Şaşırtıcı şekilde ön aks üzerinde konumlandırılan ünite trafiğe açık yollarda 540 beygir güç üretirken piste çıktığında ise 1360 beygire ulaşabiliyor. Oldukça hafif karbon fiber şasiye sahip olan konsept aracın süspansiyon sistemi ise markanın Formula-E takımı tarafından geliştirilmiş.

DS’in ortaya koyduğu konsept oldukça farklı. Otomobillerin sadece 17 yıl içerisinde böyle bir dönüşüme uğrayacağını inanmak oldukça güç. Siz, DS’in geleceğe dair yorumu hakkında ne düşünüyorsunuz?