Riskli İş | Audi R8 RWS – Porsche 911 GT3

 

Audi, daha keskin bir arkadan itişli R8 satışa sundu. Peki bu otomobil 911 GT3’ü tahtından edebilir mi? Bu sorunun cevabı için zorlu bir yolculuğa çıkıyoruz.

Güneş sıcak, su ıslak, Snowdonia’da kışlar soğuktur. Yine de bir nedenden dolayı yılın bu zamanında Galler’in bu bölgesinin sabahın 05:00’inde böylesine nefesinizi donduracak kadar soğuk olması şaşırtıcı. Soğuk hava boğazınızdan aşağı sert bir içki gibi yakarak iniyor. Kesinlikle bir süper otomobili test etmek için doğru yer değil. Bu nedenle biz de iki tane süper otomobil getirdik. Bunlar, aynı modellerin dört tekerlekten çekişli versiyonlarının da üretildiği arkadan itişli otomobiller.

Yeni Audi R8 RW, gerçekten bir çaylak. Bir önceki yalnızca dört tekerlekten çekişli R8’in arkadan itişli versiyonu. RWS ise Rear Wheel Series (Arkadan İtişli Serisi) anlamına geliyor. Ondan yalnızca 999 adet üretilecek. Otomobilde ön diferansiyel, dinamik yönlendirme veya adaptif amortisörler gibi şeyler yok. Yalnızca mekanik arka diferansiyel, atmosferik 5.2 lt’lik V10 (bu kez 540 bg güç ve 540 Nm üretiyor) ve standart modele oranla 50 kg daha hafif bir gövde var. Tam bir sürücü otomobili. Çılgınca değil ama biraz daha canlı bir sürüşten hoşlananları hedefleyen bir model. Porsche 911 GT3’ü hedefliyor ve her iki model de benzer fiyata, güce ve potansiyele sahip. Dedikleri gibi; oyun başlasın.

İlk izlenim, R8’in o kadar da farklı olmadığı yönünde. Hâlâ DSG, R8 kabini ve konforlu elektrikli koltuklar kullanıyor. Kanatlar ve dışarıda logolar yok. Yalnızca konsolda “999 adetten biri” yazan bir plaka var. V10 tanıdık bir patırdamayla çalışıyor ve yine işini zarif ve akıcı şekilde yapıyor. İç bölgelere ilerlediğinizde onun dengeli ve son derece hızlı olduğunu söyleyebiliyorsunuz. Atmosferik motor harika ve bu V10 üst devirlerde kusursuz. Gücü makul, istekli ve dengeli şekilde açığa çıkarıyor. Tempoyu arttırdığınızda ön taraf dört tekerlekten çekişli versiyonunkine oranla daha keskin, hafif, iletişim kuran ve yanlama sırasında daha kontrollü hissettiriyor. Viraj ortasında meydana gelen yanlamalarda tahmin edeceğinizden daha fazla güven veriyor. Burada gaz vererek gelen drift’lerden değil, kar üstünde oluşan drift’lerden bahsediyorum. Evet, Snowdonia’dayız.

Porsche 911 de aynı oranda tanıdık hissettiriyor. GT3 manuel şanzımanıyla yolda kullanmaya uygun bir pist günü otomobili. Yarı kafesli, hafifleştirilmiş, sıkılaştırılmış ve keskin. Koltukları sert, düz sırtlı, ince Alcantara direksiyon parmaklarınızın arasında. Hayatına sıradan bir havlamayla başlıyor, kirli bir titreşimle rölantiye geçiyor ve R8’in karizmatik veya egzotik sesinin aksine çok daha endüstriyel hissettiriyor. Bu Porsche’lerin genel özelliğidir. Diğer yandan birçok boyuttaki insan için uygundurlar ve ergonomik anlamda harikadırlar. Direksiyon harika konumda, dirsek kol oranını ayarlamak kolay, vites kolunu kavramak da, en iyi arkadaşınızla el sıkışmak gibi. Pedallar düz ve standart. Ağırlıkları ve konumları tam da olması gerektiği gibi.

Arka çamurluklarla ses yalıtımı azaltılmış. Bu nedenle çakıl parçalarının sesi her fırsat bulduğunda kabine yansıyor. Takla kafesi biraz titriyor, süspansiyonun hareket aralığı kısa ve ilk andan itibaren sert hissettiriyor. Aynı zamanda pist günlerine daha uygun olan Cup 2 lastiklerini tercih ediyor ki bu şartlarda lastikler, bir tazının yeni parlatılmış parke üzerindeki tutunma oranına sahip. Belki de daha azına. Audi’ye karşın insanı biraz daha geriyor ve daha yoğun bir deneyim yaşatıyor. R8’in kendini rahat hissettiği düşük hızlarda dahi sizi tekmeleyecekmiş gibi hissettiriyor ve o gerginliği, her virajın çıkışında gaz pedalına iki santimetre fazla bastığınızda kendini gösteriyor. Ardından dans etmeye başlamasını umuyorsunuz. Dans etmiyor. Biraz daha zorluyorsunuz. Sonra biraz daha… Motor güçlü ve 5000 d/dak’ın altında biraz… 911 gibi hissettiriyor. Direksiyonu harika, arkadan motorlu izlenimi yaratmıyor, otomobille virajlara yüksek hızlar taşıyabiliyorsunuz ve akıcı komutlar verdiğiniz sürece ona güvenebiliyorsunuz. Yine de açığa çıkarılması gereken bolca devir var. Bu da Audi’nin biraz tekdüze hissettirmesine neden oluyor.

Bu, hızlı kullanılıp zincirlerinden tamamen kurtuluncaya kadar varlık gösteremeyen bir otomobil. Yeterince başarılı, eğlenceli ve heyecan verici ancak otomobil 6500 d/dak civarında görevine odaklanıyor ve 9000 d/dak’tan önce zincirlerinden kurtulmuyor. Asıl deneyim, üçüncü vitesteyken ve devir göstergesi sağ tarafa dayanmışken açığa çıkıyor. Bağımlılık yaratıyor mu? Sentetik uyuşturucu gibi. Ya da lezzetli donut’lar gibi. Audi güç ve motor sesini akıcı bir şekilde açığa çıkarırken, GT3 her 500 d/dak’ta bir karakter değiştiriyor. Ayağınızla gaz pedalını ezdiğinizde yer çekimi 90 derece geriye doğru yön değiştiriyor, kafatasınız koltuk kafalığı yerine ince bir yastığa gömülüyor. Motor vahşice yumruklar atıyor ve uluyor. Bunlar da kabinde yansıyor. Kolay bir otomobil değil; zıplıyopr, hareket ediyor ve R8’e oranla daha az uysal ama Audi’nin olmadığı kadar istekli ve yoğun. Yalnızca direksiyonu için dahi onu satın alabilirsiniz. Direksiyon öyle yoğun şekilde iletişim kuruyor ki, onu anlamak çok kısa sürüyor. Sanal hislere öyle fazla alıştık ki, gerçek hislerin geri dönmesi için kendinize iğneler batırmanız gerekiyor.

Birkaç günlük sürüşün ardından sonuç kesinleşmişti. Kâğıt üstünde ikisi de benzer fiyatlara, saf sürüş arayanları tatmin edebilecek karakterlere, arkadan itişe ve atmosferik motora sahip. Ayrıca ikisinin de gücü 500 bg civarında, 0-100 km/s hızlanması 3.0 snyakınlarında ve maksimum hızları da neredeyse aynı. Bunlara rağmen tam olarak rekabet etmiyorlar. Audi R8 RWS, R8 gamı için harika bir eklenti ve biraz daha uygun fiyatlı olanı. En iyi R8 olabilir çünkü sürüşü daha eğlenceli ve birçok noktada yola daha az tutunuyor. Yine de özel bir model olarak tanımlamak zor. Onu daha yavaş kılacak olmasına rağmen manuel şanzıman kullansaydı, tamamen farklı bir noktada olurdu ama manuel şanzımanı yok. Derli toplu ve eğlenceli. Onun tam karşısındaysa Porsche 911 GT3 duruyor. O ise yalnızca bir 911 türevi değil. Başlı başına ve farklı bir motivasyonu olan bir model gibi. Tam anlamıyla “Bir pist gününde diğerlerine toz yutturma” otomobili. Manuel şanzımanıyla da en iyi haline ulaşıyor. En iyiyi devirmek içinse arkadan itişli bir R8’den daha fazlası gerekiyor.

“Bağımlılık yaratıyor mu? Tam anlamıyla sentetik uyuşturucu gibi.”

GT3’ün havaya karşı bitmeyen bir açlığı var.

 

“Rüzgâr koridorunu kullanarak bir sonraki viraja kadar onu geçebilirim.”

AUDI R8 RWS

Fiyat: Siparişle getiriliyor.

Motor: 5204 cc, V10, 540 bg, 540 Nm

Şanzıman: 7 ileri S tronic DSG, arkadan itiş

Performans: 0-100 km/s 3.7 sn, 317 km/s

Tüketim: 12.3 lt/100 km, 283 g/km

Ağırlık: 1590 kg

 

PORSCHE 911 GT3

Fiyat: Siparişle getiriliyor.

Motor: 3996 cc, altı silindir, boxer, 500 bg, 460 Nm

Şanzıman: 6 ileri manuel, arkadan itiş

Performans: 0-100 km/s 3.9 sn, 317 km/s

Tüketim: 12.8 lt/100 km, 290 g/km

Ağırlık:1413 kg

test