2015’ten beri savunulmazı savunuyoruz.

Bazen kötü bir otomobil iyi bir yolculuk sunmasıyla ile hayatta kalabilir. Mitsubishi 3000GT için durum böyleydi çünkü onu kurtaracak herhangi bir özelliği yoktu. Biliyoruz hızlı görünüyor ve aslında zaten oldukça hızlı. Japonya’dan çift turbolu Nissan 300ZX, Toyota Supra ve Mazda RX-7 ile aynı dalgayla geldi, ama hepsi bu.

286 bg gücünü dört tekerleğine iletiyordu; dört tekerlekten yönlendirme sistemine ve iddiaya göre “bilgisayar kontrollü” süspansiyonlara sahipti. Daha önemlisi hatırladığımız kadarıyla ilk Gran Turismo oyununda en fazla modifiye edilebilen araçtı ve 900 bg’nin üzerinde bir güce ulaştırılabiliyordu.

Büyük ölçüde bunun bir sonucu olarak yıllarca bu araçtan kullanmak istemiştik. Ne hayal kırıklığıydı ama… Motor kabaydı, vites kutusu aksıyordu, frenleri zayıftı ve dönüş çapı çok genişti. Touring ve Sport olmak üzere iki süspansiyon ayarı vardı; birisi koltukların size masaj yapmasını sağlayacak kadar süspansiyonu yumuşatıyordu. Diğeri ise otomobili sanki uzay mekiği atmosfere yeniden giriyormuşçasına sarsıyordu. Virajları hızlı ve dengeli alabiliyordu fakat direksiyon korkunçtu. Yol tutuşta çok az hassasiyet vardı. 1730 kg ağırlığı, bugünün BMW 7-Serisi ile aynı. Buna karşın kabinin sıkışık olmasını ve bagajda yalnızca 165 litre alan olmasını başarabilmişlerdi.

Bu yüzden otomobille Fransa’ya sıkıntılı şekilde gitmiştim. Kız arkadaşım ile ben tavana değmemek için başımızı eğerek yolculuk yapıyorduk. Navigasyonun korkunç olması nedeniyle durup bir yol haritası almamız gerekiyordu. Bu arada Dover’a gelmiştik, eve dönmeyi düşündük ama feribot parasını önceden ödediğimiz için yola devam ettik.

Bagaj, eşyaları taşımakta yetersiz kalmıştı. Gecenin geç saatinde bir hipermarket otoparkında oturduğumu ve yolda aldıklarımı bagaja sığdırmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Geri geri gitmek için direksiyonu iki elle kavramam gerekiyordu. Bu sırada yolcum aniden kahkahayı basarak bağırdı: “Bu ne lanet bir şey!” Yanılmıyordu. 3000GT çok kötü bir otomobildi ama o kız arkadaşım sonrasında benim eşim oldu. Bunun için Mitsubishi’ye minnettarım. Başka hiçbir şey için değil.