Hâlâ ciddi anlamda hızlı ve biraz daha konforlu.

Nissan R35 GT-R 2007’de piyasaya çıktığında, vahşi hızlanmanın “Babası” olmuştu. Şimdi ise büyükbaba olmaya daha yakın. Büyükbaba dediğimize bakmayın; hâlâ verimliliğini koruyor ve yalnızca ufak operasyonlar geçirerek işini yapmaya devam ediyor.

Otomobilin iç mekânı bu sefer eskisinin aksine tek bir ekibin elinden çıkmış gibi gözüküyor. Döşemeler de artık daha yumuşak. Yeni aktif ses azaltma teknolojisiyle sakince yol almak istediğinizde gürültüden kurtuluyorsunuz. Ayrıca bu teknolojinin dışında yol gürültüsü de azaltılmış. Bunların yanında şanzıman da artık daha medeni. Dişlilerden gelen vınlama ve düşük hızlardaki sarsıntılar artık yok. Sürüşü yine sert olsa da yorucu değil. Bir makyaj operasyonundan beklenmeyecek bir hareketle GT-R ekibi, şaside daha iyi rezonans sönümlemesi sağlayacak değişiklikler yapmış.

Güçte ufak da olsa bir artış var. 549 bg olan güç 570 bg’e çıkarılmış ve devir bandı boyunca biraz daha fazla tork sunuluyor. Bu güç artışında pahalı ve hafif titanyum egzozun büyük etkisi var. Nissan mühendisleri; yeni ön ve arka tampon, yan etekler ve bagaj kapağıyla gereken ekstra soğutmayı sağlarken otomobilin sürtünme ve yere basma değerlerini hiç olumsuz yönde etkilememiş.

Bu değişiklikler sürücüye daha istekli devirlenen bir motor olarak dönüyor. GT-R; çekişi ve ağırlık dağılımı sayesinde kalkışta ve yavaş virajlardan çıkışta hala en hızlı otomobillerden biri, fakat hız yükseldikçe ağırlığı onu geride bırakıyor. Otomobilin cüsseli yapısı, kendini pistte de gösteriyor. Çok hızlı yön değiştirirseniz kafadan kayıyor. Bozuk bir yolda gidiyorsanız veya yeterince pürüzsüz bir sürüşünüz yoksa otomobil yüzmeye başlıyor. Pist odaklı, daha keskin Track Edition modeli ise yolda. GT-R, ününü tur zamanları ve hızlanma ile kazandı ancak bu sefer mühendisler, bu verileri yayınlamıyor.