Hibritler artık günlük hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Artık dizellerin yerine hibrit bir benzinli önerilmesi insanlara garip gelmiyor. Birçok kişinin tercih listesinde bulunuyorlar. Üreticiler de bunun farkında ve artık süper mini şehir otomobillerden hiper sporlara kadar birçok otomobilde hibrit adını duyuyoruz. Lexus’un RX450h’si de bu modellerden biri. Bir tanesi benzinli olmak üzere üç farklı motora sahip olan bu devasa ve lüks SUV Türkiye pazarında yeni yeni tanınmaya başlıyor.

RX serisini ilk kez 1998 yılında satışa sunan Lexus, Türkiye pazarına ise 2015 yılı Eylül ayında üretimine başlanan dördüncü nesil ile giriş yaptı. Lexus baş tasarımcısı Gen Ikeda  tarafından tasarlanan SUV’un ön kısmı geleneksel Lexus çizgilerini taşıyor. Alçak tavan ve arkaya doğru yükselen omuz çizgisi ile RX450h sportif bir tasarıma sahip. İçeride ise oldukça lüks bir kabin sizi bekliyor. Malzeme kalitesi yüksek ve sunulan yaşam alanı da yeterli.

Fakat Lexus RX450h’nin burada olmasının nedeni bunların hiçbiri değil. Bu otomobilin burada olmasının tek sebebi onun çevreci teknolojisi. V şeklinde yerleştirilmiş altı silindirli 3456 cc’lik benzinli motor 6000 d/dak’da 259 bg güç üretirken 4000 d/dak’da ise 335 Nm torku kullanıcısına sunuyor. Lexus RX450h bu ünitenin haricinde ön ve arka aksa yerleştirilmiş iki elektrik motoruna sahip. Ön aksta yer alan motor 167 bg güç ve 335 Nm tokr üretirken, arka aksta yer alan ünite 68 bg güç ve 139 Nm tork üretiyor. CVT şanzımana sahip olan Lexus RX450h 200 km/s maksimum hıza ulaşırken 0-100 km/s hızlanmasını 7.7 sn’de tamamlıyor.

Fabrika tarafından açıklanan minimum boş ağırlığı 2100 kg olan RX450h’nin yakıt tüketimi ise şehir içi veya dışı fark etmeksizin 5.2 lt/100 km olarak açıklanıyor. CO2 salınımı ise 120 g/km. Bu değerler oldukça başarılı.

Arka koltukların altında bulunan akü, sürüş sırasında şarj oluyor. İstenilirse sadece elektrikli olarak kullanılabilen RX450h ayrıca hızlanma sırasında hem elektrik hem de benzinli motorun gücünden yararlanıyor.

Lexus RX450h, Audi Q7, BMW X5, Mercedes GLE gibi kendisini ispatlamış modeller ile rekabet edecek. Yani ilk önce kendisini sonra da hibrit teknolojisini Türkiye’de tanıtmak zorunda. Bu açılardan bakıldığında sadece Yılın Çevreci Otomobili ödülünü değil, aynı zamanda bir cesaret madalyasını da hak ediyor.