M otomobilleri her zaman en iyi  BMW modelleridir. Fakat M2 sıkı, çok daha heyecan verici ve eğlenceli. Yani o; Yılın Coupe’si…

Hava 40 dereceye yakın, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deyiz. Hemen yanımızda 12 tane 3 litre hacminde 370 bg’lik M motoru çalışır halde durunca ve M2 ile tanışmanın verdiği heyecandan dolayı sıcak iki katına çıkıyor. Tabii ki umurumuzda değil. M2’yi İngiltere TopGear Yılın Coupe’si seçti ve biz de onu bugün kullanıp Türkiye’ye döndüğümüzde ödülünü vereceğiz.

Biraz eskiye dönersek coupeler’in büyük uzun hatta hantal otomobiller olduğunu hatırlarsınız. Fakat bugün karşımızda duran model bu yargıları yıkacak cinsten. Küçük, hafif, çevik ve coupe…

Kısa bir toplantının ardından  M3 ve M4 için tasarlanan Competition Pack modellerin de burada olduğunu öğreniyoruz. Ama konumuz onlar değil. Odaklanmamız gereken model Yılın Coupe’si; M2. Kutup mavisi lansman rengiyle pit alanında bizi bekliyor. Geniş M2 logolu çamurluklar, agresif bir ön tampon ve kaputuyla pistte neler yapabileceğinin sinyallerini veriyor. Arkada ise dört çıkışlı susturucular, sportif bir tampon, difüzör ve bagaj üzerindeki ince spoyler her şeyi tamamlıyor.

İçeride bizi M logolu deri koltuklar, mavi dikişler ve karbon kaplamalar karşılıyor. En çok haşır neşir olduğunuz direksiyon ve vites topuzu da tabii ki M’in güzelliklerinden mahrum bırakılmamış.

Bir spor otomobile yakışır sürüş pozisyonuyla piste çıkıyoruz. Gri zeminli devir göstergesinin ibresi 7000 d/dak’ı biraz geçtiğinde 2. vitese geçiyoruz. Evet, bu biraz sarsıcı oldu. Çift kavramalı 7 ileri otomatik şanzıman (tam adıyla Drivelogic özellikli 7 ileri M DCT) vitesleri milisaniyeler içerisinde değiştiriyor ve bu sırada M2, tüm gücünü size boyun kaslarınızda hissettiriyor. Direksiyonun hemen arkasındaki kulakçıklarla da kontrol edilebilen şanzıman (ki biz çoğunlukla bunu tercih ettik) şu ana kadar M2’de bizi en çok etkileyen unsur. Unutmadan “kalkış kontrol” sistemini de barındırıyor. Nerede kalmıştık? Hatırladım 2. viteste devir yukarılara doğru tırmanırken egzozdan çatırtılar gelmeye başlıyor. Bu durum sizi daha da heyecanlandırıyor. Bu arada tork overboost ile 500 Nm’ye çıkıyor ve viraj çıkışlarında arka taraf kaymaya başlıyor. İşte şimdi iş daha zevkli bir hal almaya başlıyor. Ve Aktif M Diferansiyel de farkını burda belli ediyor. Motor sporları için geliştirilen bu sistem, elektronik kumanda ünitesi aracılığıyla Dinamik Denge Kontrolü’ne (DSC) bağlanıyor. Kilitlemeyi yüzde 0 ila 100 arasında proaktif olarak kullanarak yapıyor. Yüzde 100’e kadar kilitlenebilen bir diferansiyel size ne ifade ediyor? 

Sanırım beni çok iyi anladınız. Bu otomobilin direksiyonuna oturup pistte iki tur attıktan sonra Sport+ modunda kendinizi deneyimli bir drift pilotu gibi hissedebilirsiniz. Direksiyon demişken, arkada ve zeminde ne olup bittiğini gözleriniz kapalı olsa dahi hissedebiliyorsunuz. BMW’nin geleneksel ağırlığına sahip, ayrıca elektrik desteğini minimumda hissettiriyor. Kısacası sezgilerinizle davranmanıza izin veriyor. Bilinçli ya da bilinçsiz kaymaya başladığınızda kendinizi kontra verirken buluyorsunuz.

Pistte fazla kaydırmadan zamana oynamak isterseniz de merak etmeyin; önde dört, arkada iki pistonlu delikli, havalandırmalı fren diskleriyle (ön 380 mm, arka 370 mm) viraja gelmeden en geç freni yapıp M2’yi apekse atıp en iyi zamanı çıkarabilirsiniz. 19 inç ebadındaki jantların içerisinde metalik mavi renkli M logolu fren kaliperleri de çok havalı görünüyor. Süspansiyonlara gelince; iyi bir aralıkta çalışıyor ve limitte de olsa tepkileri tahmin edilebilir. Tabii ki burada en sert ayarında kullanıyoruz.

Şimdi normal yollara çıkma zamanı. Önümüzde yaklaşık 80 km’lik bir rota var. Hemen Comfort moduna geçiyoruz. Sanki deminki yarış otomobili hissi veren model gitmiş yerine premium bir küçük sınıf gelmiş gibi. Süspansiyonun darbe emişi olabildiğince yumuşak, direksiyon hafifledi ve artık gaz pedalı ile şanzıman düşük devir-yüksek vites kuralına uyuyor. Burada da yakıt ekonomisi devreye giriyor. “370 bg’lik otomobille ekonomi mi olur?” demeyin. M2 ile fabrika verisi olan 8.5 lt/100 km verisini yakalamak hiç de zor değil.

Artık dönüş yoluna geçmenin vakti geldi. BMW’nin akılları başlardan alan modeller üretmekle görevli M departmanı yine iyi bir iş çıkartmış. Bilindik coupe kavramının bile dışına çıkarak Yılın Coupe’sini üretmiş. Şimdi vücudumuza yediğimiz fazladan G kuvveti, biraz boyun ağrısı ve tadı damağımızda kalan M2 için ödülü gönül rahatlığıyla BMW yetkililerine verebiliriz.