Şimdi rahatça oturun, nefesinize odaklanın ve huzurlu bir yerde, bir Volvo XC90’ın içinde olduğunuzu hayal edin…

Şimdi sizi Yılın En Huzur Veren Otomobili olan Volvo XC90’ın çekiminden bir gün öncesine götürmek istiyoruz. Yoğun bir ay geçirdiğimiz için gece geç saatlerde evlerimize dönüyoruz. Ertesi gün erkenden başlayacak çekim için vakit kaybetmemek ve çekim alanına direkt olarak ulaşabilmek adına evlerimize ulaşmak için test otomobillerini kullanıyoruz. Bu noktadaysa Top Gear çalışanları olarak birbirimizi eve bırakıyoruz. XC90’ın içinde iki kişi var. Uzun çalışma saatleri nedeniyle kimsenin radyoda çalan müziği dinleyecek hali yok ve bu nedenle radyo kapalı. İki kişi yola çıkıyor. İçlerinde garip bir dinginlik var. Bunun nedeni kalabalık ofis ortamından çıkıp iki kişi yolculuk yapmaları olabilir. Neyse; bu iki kişi, içinde bulundukları duruma fazla kafa yormadan yola devam ediyor.

Gece yarısına birkaç saat kalmış olmasına rağmen trafik hâlâ yoğun-akıcı. Etrafı saran araçlarla birlikte yorgun şekilde yol alıyorlar. Bu sırada aynı otomobil içinde yolculuk yapan her iki iyi anlaşan iş arkadaşı gibi birbirleriyle konuşuyorlar, günün kritiğini, ertesi günün planlarını yapıyorlar ve bu konuşmalarını standart geyik muhabbeti dokunuşlarıyla taçlandırıyorlar. Sonra kalabalık bir caddede kırmızı ışıkta duruyorlar ve XC90’ın stop-start sistemi devreye girerek motorun devrini sıfıra indiriyor. Muhabbet devam ederken otomobilin içindeki bir kişi şaşkınlıkla yanındakine dönüyor ve şöyle diyor; “Abi neden fısıldıyorsun?” Diğeri de durur mu? Yapıştırıyor cevabı; “Sen fısıldadığın için.” O andan sonra ikisi de hareket eden bir aracın içindeyken olması gerekenden daha düşük bir sesle konuştuklarının farkına varıyor. Otomobil durup motor kapandığındaysa, kabin gürültüsü kavramı tamamen ortadan kalkıyor.

Elbette Volvo XC90’ı daha önce kullanmıştık ve kabininde yarattığı huzur veren ortamı o zaman da takdir etmiştik. Onun kabininde insanı dinginliğe iten bir şeyler var. Kaputun altında 2.0 lt’lik dört silindirli ve 225 bg güçle 470 Nm tork üreten dizel bir motor varken dahi, izolasyon konusunda öyle başarılı ki kabinin içinde oluşan sessizliği bozmak istemiyor, kabinin içindeki diğer kişilerle muhabbeti devam ettirmek için otomobilin hızına bağlı olarak sesinizi çok fazla yükseltmek zorunda kalmıyorsunuz.

İsterseniz kabindeki herkesin susmasını sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, bütün Top Gear çalışanları tarafından “çok acayip” olarak tanımlanan ses sisteminde Göteborg Konser Salonu fonksiyonunu açmak. Şunu rahatlıkla iddia edebiliriz ki; bu ses sistemiyle uzun zaman geçirdikten sonra sıradan bir müzik sistemi kulaklarınızın kanamasına neden olabilir. Bu ses sisteminde bırakın CD veya MP3 dinlemeyi, radyolardaki reklamları dinlemek dahi eğlenceli bir hal alabiliyor. Hani sinemaya gittiğinizde film başlamadan önce reklamlar vardır ve evde, televizyonda izlemeye alışık olduğunuz reklamları sinema salonunun ses sistemiyle izlediğinizde duymadığınız şeyleri duyarsınız ya, işte öyle bir şey.

Peki huzur denilen şey sadece sessizlikle mi geliyor? Elbette hayır çünkü huzur kavramının temelinde sessizlik değil, güven duygusu yer alır. Kendinizi sadece güvendeyseniz huzurlu hissedebilirsiniz. Volvo XC90’ın Yılın En Huzur Veren Otomobili ödülünü almasını asıl sağlayan özelliği de sürücüsüne ve kabin içindekilere verdiği güven. Her ne kadar okullar kapanmış olsa da, İstanbul’unki gibi bir trafik en sakin karakterli insanların dahi anksiyete atakları geçirmesine neden olabilir. Neyse ki Volvo XC90’ın elektronik sürüş destek sistemleri, trafik keşmekeşi içinde ihtiyacınız olan her şeyi size sunuyor. Örnek vermek gerekirse; sıkışık trafikte bir anlık dalgınlıkla önünüzdekine arkadan hafifçe “dokunma” ihtimaliniz yok denecek kadar düşük. Kör nokta uyarı sistemiyle araçlar arasında cambazlık yapan kurye motosikletleri veya diğer motosikletler de Volvo XC90’ın içindeyken korkmanız gerekenler listesinde yer almıyor. Öyle ki, Pilot Assist fonksiyonuyla 50 km/s hıza kadar XC90’ın önündeki otomobilin peşine takılıp kendi kendine ilerlemesini (kendi kendine derken, gerçekten viraj alabilmesinden, ilerlemesinden ve durmasından bahsediyoruz) sağlayabilirsiniz.

Şimdi kendinizi rahat hissettiğiniz bir şekilde oturun, derin şekilde nefes alıp vermeye başlayın. Her şey yolunda. Güvendesiniz. Şimdi dış dünyayı tamamen unutup odaklanın. “Güzel” olarak tanımladığınız bir yeri hayal edin. Burası okyanus kenarıysa dalgaları, bir ormansa öten kuşları, yakınlardaki bir nehri ve ağaçları görün. Burası bir Volvo XC90’ın kabiniyse, gerisini zaten biliyorsunuz.