Yıllardan beri kendi kendine giden otomobilleri konuşuruz. Hatta bundan bir kaç yıl önce otonom sürüşle tanıştık bile fakat sadece konsept modellerde. Bugün otonom sürüşle yakın temas kurarak Mercedes E-Sınıfı’nın direksiyonuna geçtik. Aslında günümüzde çoğu otomobil adaptif cruise control ya da şerit takip asistani gibi özellikleri sunuyor. Hatta bazı modeller Mercedes E-Sınıfı gibi otonom sürüş özelliğine de sahip. Fakat kullandığımız modeller içerisinde (Tesla Model S’i kullanmadık) bu sistemleri en kullanıcı dostu olarak sunan model E-Sınıfı. Bu yüzden bugün burada Yılın En Teknolojik Otomobili unvanına sahip oluyor.

Bu sistem 130 km/s hıza kadar çalışıyor. Ve eğer sağınızdaki ve solunuzdaki şeritler düzgünse yani tanıyabiliyorsa, gösterge tablosunda size tanıdığını belirtiyor. İşte her şey bundan sonra başlıyor. Direksiyondan ellerinizin çekip, sürüşün keyfini çıkarabiliyorsunuz! Tamam, bu şekilde sürüşün keyfini çıkaramıyorsunuz ama oldukça fazla etkileniyorsunuz. Önünüzde virajları alabilen (keskin olanlar hariç) ve sürekli küçük hareketler yapan bir direksiyon durunca etkilenmemek de elde değil zaten. Hemen sonrasında ekranda bir uyarı daha çıkıyor ve direksiyonu devralmanız gerektiğini söylüyor. Yine hemen sonrasında tekrar bırakabiliyorsunuz. Bu arada sistemin tam adı Drive Pilot, direksiyonun hemen solunda biraz aşağıda bulunan bir düğmeyle devreye sokuluyor. Adaptif Cruise Control ile birlikte çalışıyor. Yani gaz ve frene de siz dokunmuyorsunuz. Akşam trafiğinde Avrupa Yakası’ndaki işinizden çıkıp, Anadolu Yakası’ndaki evinize direksiyona arada sırada dokunup, gaza ve frene hiç dokunmadan gitmek artık hayal değil.

Kabul ediyoruz; ilk başta biraz tedirgin oluyorsunuz. Daha sonra, alıştıkça kendinizi Mercedes’in sezgilerine bırakıyorsunuz. Belki de yeni otonom sistemlerle lüksün ve konforun tarifi değişecek. İleride kendi kendine gitmeyen otomobiller konforlu sayılmayacak.

Mercedes’in E-Sınıfı sürüşe çok fazla dahil olmak istemeyenlerin favorisi olabilir. Bunun cevabınıysa zaman gösterecek.