Honda Type-R’ı en iyi şekilde anlamanın yolu, Japonları anlamaktan geçer… 

Hiç Japon bir arkadaşınız oldu mu? Ya da Japon biriyle uzun muhabbetler etme, onların kültürlerini anlama fırsatını yakaladınız mı? Cevabınız olumsuz olsa dahi, burada size çok fazla şey kaçırdığınızı söyleyecek değiliz ancak dünyanın hemen her yerinde onaylanan şey şu ki; Japonlar gerçekten “ilginç” insanlar. Japonların ilginç olma durumları, çoğu örnekte aşırıya kaçmalarıyla ve kendilerine yabancı olan kişileri ve toplumları şaşırtmalarıyla sonuçlanıyor. Bu nedenle genel anlamda “garip” olarak tanımlanabiliyorlar. Belki de Yılın Hızlı Hatchback’i ödülünü Honda Type-R’a vermemizin temelinde, otomobilin Japon kültürünün ilginç özelliklerini bünyesinde barındırması yatıyordur.

Japonlar bir kişinin karakterinin ne kadar güçlü olduğunu, kişinin isyankârlığına göre değil ne kadar itaatkâr olduğuna göre tanımlıyor. Yani bir kişi ne kadar söz dinlerse, karakterinin o kadar güçlü olduğuna inanılıyor. Type-R’ın direksiyonuna geçip onunla daldığınız ilk virajda bunu hissediyorsunuz. Japon kültürüyle bağdaştırdığınızda, Type-R’ın güçlü karakterini yansıtmak için aslında size itaat etme konusundaki çabasına güvendiğini anlıyorsunuz. Hızlısınız, viraja yaklaşıyorsunuz, sert bir fren, apekse dalış, ön tekerleklerin yere tutunma isteği ve ardındansa sizin virajdan hızlı çıkma isteğiniz… Şimdi gaza yüklenme zamanı; normal şartlarda olması gereken şey, otomobilin kafasının virajın dışına doğru açılması. Type-R’da viraj içinde gaza yüklendiğinizde meydana gelen şeyse, otomobilin burnunun direksiyon simidinin üst-orta kısmındaki kırmızı şeridin işaret ettiği yöne doğru yeri tırmalayarak yönelmesi. Virajı aldınız, düzlüğe çıktınız ve görüş alanınız dahilindeki vites değişim ışıkları eşliğinde bir üst vitesi seçtiniz. Type-R nefesi kesilmeden hızlanmaya devam ederken, sizin de nefes alıp verişleriniz hızlanıyor. Bu otomobile ne derseniz onu yapıyor.

Japon kültürünü diğerlerinden ayıran bir diğer özellikse, pek sevgili Japonların zevk kavramına olan düşkünlüğü. Japonlara göre beşeri zevkler ve duygular, insanın ruhani olarak gelişmesi önünde bir engel olarak görülmüyor. Type-R, size otomobil kullanmaya dair zevkleri ardı ardına yaşatırken, benzer zevkleri ve insanı duyguları kendisinin de hissettiğini belli ediyor. Alt devirlerde gezinirken otomobilin sağ ayağınızın altında hissettirdiği güç nedeniyle sabırsızlanıyorsunuz, gaz pedalını zemine yapıştırdığınızda 6500 d/dak’a yaklaştıkça heyecanlanıyorsunuz, bir virajı gördüğünüzde vahşileşerek onu yiyip bitirmek istiyorsunuz. Siz bu duyguları yaşarken, Type-R’ın da sizinle aynı fikirde olduğunu biliyorsunuz. Bildiğiniz bir diğer şeyse, bu otomobili kullanırken fazlasıyla eğlendiğiniz. Diğer yandan Japonlar kendilerine yumuşak davrananlara aynı yumuşaklıkta yaklaşan, sert davrananlara da misliyle cevap vermekten kaçınmayan bir kültüre sahip. Konu Type-R olduğundaysa, onun sert ve aşırı komutlarınıza misliyle verdiği cevaplar, yüzünüzde gülümsemeye neden oluyor. Virajlara girerken geç fren yaparsanız ve direksiyona olması gerekenden daha sert bir komut verirseniz, otomobilin arka tarafı lezzetli şekilde kendini bırakıyor ama korkulacak bir durum yok. Yapmanız gereken, önden çekişli otomobillerin arkadan kayması durumunda uygulanması gereken genel kuralı hayata geçirmek; yani gaza basmak. Peki Type-R’ı böyle bir durumda diğerlerinden farklı kılan şey ne? Onu böyle bir durumda farklı kılan şey, içinizde en ufak bir şüpheye yer bırakmaması. Ön tekerleklerin otomobilin geri kalanını sürükleyeceğini ve otomobilin dört tekerleği üzerindeki dengesini yeniden kazanacağını çok iyi biliyorsunuz. Yazının başından bu yana iki kere “fren” kelimesini kullanmışız ama fren pedalından bahsetmemişiz. Üç pedal arasında ortada olanı, Type-R’ın diğer bütün birincil fonksiyonları gibi anında tepki veriyor. Bu pedal sert, hisli ve günümüzün birçok otomobilininkinden farklı olarak destekli hissettirmek yerine son derece eski moda bir karakter sergiliyor. “Eski moda” ibaresini eleştirmek adına değil, tam tersine bir övgü kaynağı olarak kullanıyoruz. Bu pedalı ayağınızla ezdikçe, kaliperlerin de diskleri ne kadar sıkıştırdığını en ince ayrıntısına kadar hissediyorsunuz. Sözün özü, Type-R’a dair her şeyi hissediyor, duyuyor ve bu bilgiler doğrultusunda verdiğiniz kararları rahatlıkla uygulayabiliyorsunuz.

Şimdi gelelim yazının başlığını açıklamaya. Doğrusunu söylemek gerekirse bu yazı için daha iyi bir başlık bulamadık. Bunun nedeni, Yamato Damashii’nin, Japon Ruhu anlamına gelmesi. Bu kelime grubu, Japonların saygı, azim, itaat ve diğer birçok ruhani ve kültürel değerinin tamamını tanımlamak için kullanılıyor. Honda’nın hızlı hatchback modeline eklediği Yamato Damashii de, Type-R’ın Yılın Hızlı Hatchback’i ödülünü almasını sağlıyor.