Saf sürüş keyfi, hafiflik ve roadster kelimeleri bir araya gelince ortaya Mazda MX-5 çıkıyor. Huzurlarınızda yeni sürüş makinemiz Yılın Roadster’ı var.

Bu sayfaları okuduğunuza göre zaten bir otomobil tutkunusunuz. Bu yüzden size sürüş keyfi konusunda neden bu kadar tutkulu olduğumuzu anlatmaya gerek yok. Biz otomobil kullanmak için dünyaya gelmişiz (tabii keyifli olanları…) ve canımızın sıkıntısını bile otomobillerle uğraşarak gideriyoruz. Ayrıca şimdiden uyaralım. Bu yazıyı okumak aşırı derecede tahrik içeriyor! Daha önce bir MX-5 ile tanıştınız mı bilmiyorum ama şansınız olmadıysa hayatınızda mutlaka bir şeyler eksiktir. Hatta bunun tüm versiyonlar için geçerli olduğunu söyleyebilirim.

İlk kez 1989’da üretilen ve şu anda dördüncü jenerasyonuyla yanımızda olan MX-5, ilk günden beri sürüş keyfini savunan nadir otomobillerden biri. Üstelik bunu teknolojiye, turbo motorlara, yüksek sürüşe sahip SUV’lara boğulduğumuz ve elektriklinin tehdidi altında olduğumuz bir dünyada yapmak büyük bir cesaret gerektiriyor. Ona ister Don Kişot deyin, isterseniz de türünün son örneği… MX-5 son jenerasyonunda özüne dönerek bütün ağırlıklarını attı ve gereksiz lüksten uzaklaşarak tamamen sürüşe odaklanmanızı sağladı. ‘Gram stratejisi’ ismini verdikleri felsefeyle, gereksiz tüm ağırlıklarını en ufak bir detayı dahi düşünerek takıntılı bir biçimde attılar. Şasi, süspansiyon, motor, kabin, gövde ve hemen her şey tamamen yenilendi ve 100 kg kadar ağırlık tasarrufu elde ettiler.

Ayrıca bu otomobil, 25 yıldır olduğu gibi temel formülünü de korumaya devam ediyor. MX-5’in yanına geldiğimizde kalbimiz daha hızlı atmaya başlıyor. Tasarımı, bana göre şu ana kadar ki en iyi MX-5 olmuş. Mazda’nın son dönemde kullandığı Kodo tasarım dili, çok ama çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Öyle ki bu araca bakıp dalmak, sevdiğiniz kadınla aranızın açılmasına yol açabilir. Kapıyı açtığımızda, sade ama kalitesi yüksek bir kabinle karşılaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi sizi saran alçak koltuklara oturuyorsunuz. Burada sadece iki koltuk, kompakt dört silindirli bir motor  ve 6 ileri manuel şanzıman var.

Böyle bir otomobil kullanırken, bütün gözler sizin üzerinizde oluyor ve sanki popüler bir dizi yıldızıymışsınız gibi sorulardan kaçamıyorsunuz. 131 bg üreten 1.5 litre motorun nasıl bir eğlence getireceğini safça soranlar sıklıkta. Açıkçası bu otomobilin vereceği sürüş heyecanından hiç şüphe etmedim ama bunun ne kadar yoğunlukta olacağı merak konusuydu. MX-5, her zaman olduğu gibi sürüş keyfinin motorun ürettiği güçle doğru orantılı olmadığını kanıtladı; hatta bu durumun altını kalın bir çizgiyle, herkesin görebileceği şekilde çizdi. Bunu kullanmayanlar ve otomobile binmeyenler asla anlayamazlar. Zaten ortalama hatchback otomobili kullanan birine, bırakın sadece heyecan verici gelmesini, otomobilinden nefret ettirecektir.

Sonuçta ağırlığı 1000 kg civarında bir otomobilden söz ediyoruz ve güç/ağırlık açısından size yeterli aksiyonu fazlasıyla yaşatıyor. Bu size bir Top Gear garantisi olsun. Direksiyonunun başına geçip Mazda’nın roadster’ıyla yola çıktığınızda daha önce hiç fark etmediğiniz hisleriniz canlanmaya başlıyor. Mazda’nın yeni Skyactiv-G motoru, torklu ve harika bir sese sahip. Şasiyle büyük bir uyum içerisinde ve bu otomobilin viteslerini değiştirmek cenneti yaşamak gibi.

Otomobile son derece bir kısa zamanda alışıyorsunuz ve size eldiven gibi uyum sağlamıyor, adeta sizin eliniz haline geliyor. Bu da virajda otomobili istediğiniz yere konumlandırabileceğiniz anlamına geliyor. Arkadan itişli olduğu için sürüş keyfi tabii ki çok daha yüksek. Üstelik ‘oynanabilir’ arka bölümü, acemi sürücülere bile “aslında ben de F1 pilotu potansiyeli varmış” dedirtecektir.

Sürüş açısından otomobil hislerle dolu. Diğer yandan kabinde tüm kontrollere kolayca ulaşılıyor. Spor bir otomobil için 1.5 litre atmosferik motorun tüketimi de çok makul. Fabrika verilerine göre ortalama tüketimi 6.0 lt/100 km. Türkiye’de bu aracın başlangıç fiyatı 102 bin TL. 2.0 litrelik motor ise 160 bg üretiyor ve en üst donanımdan satılıyor. Model gamının en üstünde yer alan versiyonun fiyat etiketi 150 bin TL. Ancak Mazda MX-5’in mantığına paralel bir şekilde, otomobilin size yaşatabileceği tüm heyecana 1.5 litrelik motorla da ulaşabilirsiniz.

TopGear dergisinin Yılın Roadster’i olan Mazda MX-5’in motorunu her çalıştırdığımızda ‘gerçekten yaşadığınız’ hissini alıyorsunuz. Durup, bir otomobil kullanırken böyle bir duyguyu en son ne zaman hissettiğinizi kendinize bir sorun. İşte böylesi hislerin köreldiği bir dünyada, hemen hemen her üreticinin unuttuğu yada arka plana attığı saf sürüş heyecanını bize yaşatmaya devam ettiği için MX-5’e minnettar olduğumuzu söyleyebilirim.

Günümüzde teknolojiyi temel alarak bizi geleceğe taşımayı amaçlayan modellerin ve elektrikli otomobillerin aksine Mazda MX-5 bizi geleceğe değil, o eski, güzel ve değerli günlere götürüyor. Çok yaşa MX-5 ve senin çok güzel roadster ruhun.