Yılın Şehir Otomobili ödülünü bir crossover’ın almış olması size garip gelebilir. Neden bu unvana layık görüldüğünü hemen açıklıyoruz, buyurun.

Küçük SUV’lar hayatımıza o kadar girdiler ki artık onlarsız bir hayat düşünemez olduk. Örneğin bu yılın şehir otomobili Mazda CX-3. Japon üretici Mazda, rakipleri Opel Mokka ve Nissan Juke’un başarılarından etkilenerek pazara sunduğu CX-3, kısa sürede sevilen bir otomobil olmayı başardı. Peki bu başarı sadece SUV’ların yükselişi mi? Tabii ki hayır. Mazda CX-3, bu yarışa akıllıca hazırlanmış. Donanım listesi, şık tasarımı ve başarılı sürüşü küçük crossover’a başarının kapılarını açıyor.

Mazda’nın yeni tasarım dili olan KODO çizgilerini taşıyan otomobil, ön ızgaradan başlayan ve kapılara doğru uzayan sert çizgiler ile kaslı bir görünüme sahip. Mazda CX-3’te kullanılan sert çizgiler rakiplerinin aksine otomobile sevimliden çok dinamik bir hava kazandırmış. Bu sınıfın üyeleri genel olarak daha yumuşak hatları tercih ediyor. Otomobil tasarlanırken, kullanıcıların otomobille bir olması hedeflenmiş. Bu, Mazda tasarımcılarının özellikle üzerinde durduğu bir nokta olmuş.

2014 yılında Los Angeles Otomobil Fuarı’nda tanıştığımız Mazda CX-3, markanın küçük sınıf modeli Mazda2 ile aynı platformu paylaşıyor. Hatta otomobillerin ön konsolu bile aynı. 4275 mm toplam uzunluğa ve 1535 mm yüksekliğe sahip olan CX-3’ün genişliği ise 1765 mm. Aks aralığı ise 2570 mm. Ölçülerine de baktığımızda Cx-3’ün yükseltilmiş bir küçük sınıf olduğunu söyleyebiliriz. Aynı altyapıyı paylaştığı Mazda2’ye göre 100 lt daha fazla bagaj hacmi sunuyor. İç mekânda konforlu koltukları ve başarılı oturma pozisyonuyla herkesi rahat ettirebiliyor. Hatta CX-3 Mazda3’ten daha fazla baş mesafesi sunuyor.

Kaputun altında ise SKYACTIV ailesinden 1.5 lt 105 bg’lik ünite bulunuyor. Önden çekişli versiyonda altı ileri manuel, dört çeker de ise altı ileri otomatik şanzıman ile kombinlenen bu motor, son yıllarda verimliliği ile öne çıkıyor. 4000 d/dak’da 105 bg güç üreten bu motor 1600-2500 d/dak aralığında ise 270 Nm tork üretiyor. Bu değer atmosferik ve küçük hacimli bir motor için oldukça başarılı. Yakıt tüketimine göz attığımızda ise ortaya konulan sonuç motorun verimliliğini bir kez daha kendisini gösteriyor. Fabrika verilerine göre bu motor ile birlikte önden çekişli ve altı ileri manuel şanzımanlı Mazda CX-3, ortalama 4.0 lt/100 km yakıt tüketiyor ve 100 km’de 105 g/km CO2 salınımına sahip. Aynı kombinasyonla CX-3,  0-100 km/s hızlanmasını 10.1 sn’de tamamlıyor.

Peki CX-3’ün sürüşü nasıl? Tam olarak daha ağır bir Mazda2 kullanıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Tamam, belki onun kadar atik değil ama ağırlığı iyi dengelenmiş direksiyonu, yol üstündeki tümseklerden sizi rahatsız etmeyecek kadar sert süspansiyonu ile kendine has bir sürüşe sahip. Kontrolü kolay bir otomobil ve oldukça da dengeli. Bir hatchback kadar başarılı olan Cx-3 yerden yüksek olmasının getirdiği dezavantajını sürücüsüne neredeyse hiç hissettirmiyor. Yukarıda değindiğimiz geniş cam yüzeyler görüş sorunlarını ortadan kaldırıyor. Şehir otomobili olarak tanımladığımız bir araçta elbette bu önemli bir özellik. 

Mazda CX-3, yazının başında da belirttiğimiz gibi küçük sınıf SUV’ların başarılı olması sonucu ortaya çıkan bir model. Fakat bu kadar büyüyen bir pazarda ön plana çıkmak da oldukça zor. Kesinlikle keşfedilmesi gereken, direksiyonuna geçip size vereceği sürüş hissini tatmanız gereken bir model. Ayrıca uzun bir donanım listesine sahip olan Mazda CX-3, düşük bir tüketime, yeterli bir performansa  sahip. Bütün bu özellikleri ile karşımıza geldiğinde CX-3’ü “Yılın Şehir Otomobili” olarak seçmememiz için güçlü argümanlara sahip oluyoruz.