Hyundai’nin yeni Tucson modeli hem SUV sınıfında fark yarattı hem de marka adına yaşanan büyük değişimlerin simgesi olduğunu kanıtladı.

TopGear Yılın SUV’unu seçerken elimizde birçok SUV adayı vardı fakat Hyundai Tucson hakkında konuşmaya başladığımızda aslında onun farklı bir yerde konumlandığını anlamaya başladık. Tucson’u ilk gördüğünüz andan itibaren yaşanan değişimleri -hatta buna devrim bile diyebiliriz- çok geçmeden anlamaya başlıyorsunuz. İlk kez 2004’te üretilmeye başlanan Tucson modeli, üçüncü jenerasyonuna erişti ve Avrupa’da ix35 isimli modelin de tekrar yerini almış oldu.

Bu otomotiv endüstrisi adına gerçekten önemli bir model çünkü Güney Koreli markanın nasıl çekici ve iyi bir global marka olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Yolda görme ihtimaliniz çok fazla değil ama Google’a girip ilk jenerasyon Tucson’un fotoğraflarına bakarak bile geldikleri yeri anlamanız uzun sürmeyecektir.

İsmini Amerika’daki bir kasabadan alan Tucson, satışa sunulduğu günden bu yana ilk kez tüm dünyada aynı isimle satılacak. Aslında zaten bu bile Hyundai’nin tüm dünyada geldiği noktayı açıklıyor. Almanya’da tasarlanan ama aynı zamanda Amerikan havasını da taşıyan Tuscon’un kaslı görüntüsü sportif çizgiler de taşıyor. Büyük ızgarası, önde ve arkada büyük farları ile zengin Amerikan ailelerinin Hollywood filmlerindeki havalı SUV’larına benziyor. Bu heyecan içeride de devam ediyor. Beklediğinizden daha büyük bir kabin, daha da iyisi tahmin ettiğinizden daha yüksek kalitede bir kabinle karşılaşıyorsunuz. Hyundai markasının üst segmenti hedeflediği sözlerinin, burada gerçekleştiğini anlıyorsunuz. Son dönemde sınıfındaki en keyifli kabine sahip olduğunu söyleyebiliriz ve daha büyük kardeşi Santa Fe’den de bazı izler taşıyor. Hatta bazı açılardan daha ‘premium’ göründüğünü düşünüyorum. Kabin genişliği bagaja da taşınmış ve ismi lazım değil, bu sınıftaki ciddi rakiplerinden daha büyük.

Buraya kadar Tucson tarafından büyülenmiş olduğumuzu hissediyoruz. Ama genelde en başta çok beğendiğim otomobillerde, motoru çalıştırdıktan ve hareket ettikten sonra yaşanan hayal kırıklıkları çok can yakar. Tucson’un çalıştırma düğmesine bastıktan sonra da yaşanan gelişimin sadece görsel olarak olmadığını görüyorsunuz. Ondan bir viraj canavarı olmasını beklemiyorsunuz, ama eğer aceleniz varsa virajlı yollarda da çok güzel bir gövde kontrolü sunuyor. Son jenerasyonda daha rijit hale getirilmiş Tucson, boyutlarına karşın frenleme sırasında gövdesinin kontrolünü elinden bırakmıyor. Direksiyonda ise farklı sertlik ayarları var ancak bunlarla çok fazla oynamanıza gerek yok. En fazla sürüş hissini normal ayarlarda alabilirsiniz.

Konuya dinamik yeteneklerinden girdik ama aslında Tucson’un içerisindeki sürüş deneyimi daha çok sessizlik ve sakinlik üzerine. Kaliteli olduğunu her dokunuşta anladığınız kabinden hiçbir tıkırtı veya ses gelmemesi çok güzel. Diğer yandan kullandığımız araçtaki 7 ileri çift kavramalı DCT otomatik şanzıman akıcı şekilde vites değiştiriyor. Dünyadan izole bir şekilde ilerliyorsunuz ve aslında biz de bu otomobile yaklaşırken bu kadar sessiz bir sürüşe sahip olacağını beklemiyorduk. Üstelik yüksek sürüş pozisyonuyla geniş ve rahat bir görüş açınız var. Aracı kullanırken size güven veren boyutlarının da rahatlıkla kontrol edilebildiğini fark ediyorsunuz. Kısa zamanda onunla bütünleşebiliyorsunuz.

Yazının içerisinde söylediğimiz gibi Amerikan varlıklı ailelerin SUV’u gibi görünüyor; bunu geniş ve müstakil Amerikan evlerinin garajında hayal edebiliyorsunuz. Ama bu SUV’u satın almak için zengin (ve Amerikan) olmanıza gerek yok. Hyundai, Türkiye’de Tucson için geniş bir ürün yelpazesi sunuyor ve bu açıdan hemen her bütçeye uygun bir model bulmak mümkün. Giriş seviyesi modeli 6 ileri manuel şanzımana ve 132 bg üreten 1.6 litre benzinli motora sahip. En eğlenceli model olan ve 177 bg üreten 1.6 lt turbo benzinli versiyon ise, 4×2 veya 4×4 olarak alınabiliyor. Ayrıca 7 ileri otomatik şanzıman tercihi de var. Ürün gamının en üstünde ise 2.0 litre dizel motor ve otomatik şanzımanlı araç geliyor. Fiyat ise 77 bin 700 TL ile 170 bin bandında.

Hyundai’nin Tucson’unu gördükten sonra büyük bir değişim yaşandığını fark etmiştik fakat kullandıktan sonra sadece Türkiye’de değil global pazarda SUV dünyasında büyük bir hareketlilik olacağına eminiz. Hatta rakip üreticilerin, acil durum toplantıları yaptıklarını tahmin edebiliyoruz. Tucson; sürüşü, kalitesi, tasarımı ve fiyatıyla Top Gear Yılın SUV’u olmayı sonuna kadar hak etti. Biz de ödülü ona vermekten dolayı bu gece rahat bir uyku çekeceğiz ama Tucson’u biraz daha kullandıktan sonra…