Geçen yılın başında Tok sport WRT ile yollarınız nasıl kesişti? 

Biz 2017 yılının başında yaklaşık 7 yıldır yarıştığımız Castrol Ford Team Türkiye’den ayrılarak kendi başımıza bu yolculuğa devam etme kararı aldık diyelim. Ve de vizyon olarak gösterimizin uygun olarak hedeflerimize doğru orantılı Toksportla anlaşma yaptık Türkiye’den bir pilotun Avrupa ralli şampiyonasına katılabilmesi,  ilk 3’e gireceğine inandığımız için ortak bir iş birliği başladı. 2017 senesinde çok güzel başarılar elde ettik. Balkan ralli şampiyonu olduk 20 yıl sonra Türkiye’ye böyle bir başarı getirdik aynı zamanda dünya ralli şampiyonasında WRC 2 kategorisinde yarışan ilk Türk olduk, ve ilk puan alan Türk de biz olduk. 8. bitirdik bu senede hedefimizi de takım stratejisiyle ortak olarak 2018’de Avrupa ralli şampiyonasını tam sezon olarak yaptık. Geçen sene 3 kulvar da koşmaya devam ediyorduk fakat hem zamansal hem de finansal olarak çok zordu gerçekten. Türkiye şampiyonasında ilk yarışı kazanarak başladık,  sonra 2 tane mekanik arıza yaşadık ne yazık ki. Türkiye şampiyonasını yarıda kesip dikkatimizi yurt dışına verdik.  Bu sene de hedefimiz Avrupa ralli şampiyonasına başladık ve 4 yıllık bir plan var hedefimizde ilk 3 de bitirmek ve sürekli podyumda kalabilir hale gelmek için çalışıyoruz. 2018 için de Avrupa ralli şampiyonasını ilk 10 sırada bitirmek. Buradan baktığınızda çok büyük bir başarı olmayarak gözükebilir fakat Avrupa Ralli Şampiyonası,  Dünya ralli şampiyonasından kat kat daha büyük ve üstün bir etkinlik ve rekabetçi şampiyona. Yarışı kazanabilme potansiyeline sahip 36 sınıf otomobil var,  bu r5 sınıfı yani bizim içinde bulunduğumuz sınıf.  Sezon ortalaması 26 ile gidiyoruz zaten bu dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sıralama yok. Biz bu şampiyonada hiç tanımadığımız yarış olduğuna rağmen ilk 10’da bitirme hedefiyle gidiyoruz. Önümüzde ralliler var.

Şu ana kadar ilgi ve başarılar nasıl gidiyor?

Biz hedeflediğimiz şekilde ufak adımlar atarak gitmeye gayret ediyoruz. Çok büyük adımlar atmıyoruz hayatta gerçekçi olmak lazım tanımadığımız bilmediğimiz ralliler var. Bu seneki amacımız bütün rallileri tamamlayarak tempomuzu motivasyonumuzu arttırmak üzere olmalı diye düşünüyorum. Birikimimizi tecrübemizi cebimize koyarak önümüzdeki yıllar için anı ve tecrübe biriktirmek. Ve bu tecrübeleri ilerleyen yıllarda kullanabilmek bizim için en güvenilir şey olacaktır. Ralli de bir pilotun iyi gidip gitmediği liderle arasındaki farktan belli olur aslında, kaçıncı bitirip bitirmediği değil. Yani rekabetçi şampiyona değildir 3.Bitirirsiniz çok iyi gittiğinizi düşünürsünüz fakat rekabetçi bir şampiyonaya girerseniz 20.Bitirebilirsiniz mesela buradaki esas kriter ralli için kat edilen 1km başına geçirdiğiniz saniye başına ölçülür Türk pilotlar için ben Murat Yağız bu senenin başında km’de 2 saniyeydi bu seneki hedefimiz km’de 2’nin altına düşürüp 1 bandına düşürmek Km de 1’den sonraki fark yarışları tanıyarak RPT yarış yaparak yani seneye tekrar yarışlara katılarak mümkün olabilir. Dolayısıyla biz sezona bu hedefle başladık genel klasmanda ilk 10’da bitirmek saniye klasmanında da kendimizi 1 saniyenin altında konumlandırabilmek km’de 2 ile başladık şuan 1 ile gidebiliyoruz 5 yarışın sonucuna baktığımızda. 1 yarışta 2. bu ilerledikçe değişiyordu ama son yarışlara baktığımızda istikrarlı şekilde düşürebildiğimizi görüyoruz hatta bazen 1 saniyenin altına düştüğü bile var bunlar güzel şeyler en son yarışımız Roma’da 15 km etap yapıp 7-8 saniye içinde liderle yarışı kazananla etabı bitiriyoruz. Biz bu hedefe ulaşmaya çalışıyoruz, dışarıdan bakıldığında evet çok basit gözükebilir bazı kişiler bunu tamimiyle basitleştirmiş ancak bu iş öyle bir iş değil 7 saniye ile zaman yapıyorsun 15 km etap yapıyorsun 12 zaman yapmış oluyorsun rekabet çok yüksek. 10. olduğunun 15. olduğunun bir önemi yok. Bana gelip ben 3.oldum diyorsan kaç kişi vardı ve kaç km’de kaç saniye geçtin diye sorarım iki tane altın soru vardır bu işte. Önemli olan şey su şampiyonanın rekabetçilik seviyesidir.  Kendim öz eleştiri yapayım geçen sene Katolanya Rallisi’nde 8.ci olduğumuzda WRC2 kategorisinde Türkiye için başarı mıydı? Yapılmamış bir şeydi kullandık bu gün baktığımızda o günkü halimizden su an 1 km daha hızlıyız.

2018 Avrupa Ralli Şampiyonasına nasıl hazırlandınız?

Hazırlığın birkaç farklı evresi var; Zihinsel hazırlık, gideceğiniz yarışlarla ilgili doneyi toplayabilmeniz, otomobil ayarlarından geçmiş senelerdeki etapları izlemek bunların hepsi bir hazırlıktır. Takım tarafından otomobil zaten kusursuz olarak hazırlanıyor, ona söyleyecek bir şey yok. Yapılması gerekenler yapılıyor haricinde vücut sağlığınıza dikkat etmeniz gerekiyor, ralli tembel sporu gibi gözükse de ciddi bir atletik süre gerektirir. Çok terliyoruz çok sıcak ve çok su kaybımız oluyor. Beyin gücü harcıyoruz sabah 7 de otomobile biniyoruz gece 12’ye kadar. Sabah kapalı parktan alıyoruz gece 12 bıraktıktan sonra bir sonraki gün için hazırlık yap antrenman etaplarını bir defa izle ve yat. 6 da kalk 7 de aracı al akşam 6 ya kadar yarış hazırlık süreci bu. Ama esas hazırlık 2019-2020 için. 35 otomobilin arasında ilk 10’da olmayı planlıyorsunuz ve bu insanlar Türkiye’de olanlar gibi değil. İstikrarlı olarak şampiyonayı takip eden 19 pilot var bu 19 pilotun 16 tanesi sadece işi rallicilik 3 kişi var ayrı bir işi olan bir tanesi de biziz. O yüzden bunları da dengelemeyi çalışıyorsun hedefimiz 2018 senesinde puan toplayıp tecrübe edilmek önümüzdeki seneler için de daha az dayak yiyelim tabiri caizse. Gözümüze kestirdiğimiz yarışlarda ilk 5’de bitirelim bir fırsat olursa belki 2.-3. oluruz. Bunun yapılabileceğini düşünüyoruz plan program ve bütçe olursa.

Bu sene yapılan 2018 Avrupa Ralli Şampiyonası sizin için nasıl geçti?

Bu sene yapılan 8 yarışın 5’ini tamamladık şuan 12. durumdayız ilk 10 içinde olmak hedefimiz şuan 3 yarışımız var şuan puan toplamaya çalışıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde yapılacak Marmaris rallisinde yer alamayacağız bir sonraki hafta Polonya’da puan mücadelesi vermemiz gerekiyor biz bu yola baş koyduk, federasyonumuz bunun için çok çalışıyor sağ olsun. WRC Türkiye’de kalıcı olacak bu sene değil seneye olacak belki de. Biz bir kazayla başladık Azorlar rallisinde, bu olabiliyor kaza işin içinde var, nasıl olsa adı üzerinde kaza. Ondan sonra da 4 yarış boyunda istikrarımız arttı hızımız arttı derecemiz de arttı. Su ana kadar aldığımız derece Kıbrıs rallisinde 5. Oldu ortalamamız 10.gibi civarlarda geziyoruz. Umarım seneye ilk 10’da bitiririz ilk sene için bizim başarı olur, diğer sene için de ilk 5’de olmak istiyoruz çünkü rekabet daha fazla artıyor.

Önünüzde Çek Cumhuriyetinde, Polonya’da ve Letonya’da ralliler var bunlar için nasıl bir strateji var aklınızda?

Her girdiğimiz ralli’de farklı bir tecrübe kazanmaya çalışıyoruz. Otomobil ayarları olarak da otomobil setup’ları da öyle.3’ü de çok özel yarışlar. Mesela Çek Cumhuriyeti kırık bozuk asfalt üzerinde süratli gitmeniz gereken bir yarış. Polonya çok süratli toprak zeminde kör virajlı bir yarış, hepsinin kendine has bir özelliği var diyebiliriz. Dolayısıyla orada bu tecrübeyi öğrenip görüp önümüzdeki sene daha iyi olmak için deneyim ve kendimizi geliştirmek.

 R5 kategorisinde otomobil olarak ne kullanacaksınız?

Skoda Fabia kullanıyoruz biz 4 tekerlekten çekiş 280-290 bg bana göre dünyanın en iyi r5 otomobili kullanışı kolay ve dayanıklı. Şampiyona ’da büyük dominantı var hem wrc2 de hem Avrupa şampiyonasında bu dünya’da bu seviyenin ortak bir seviye olması işi pilota bırakmak açısından güzel bir şey. Önceden otomobil faktörü başkaydı şu an gelinen nokta tek düze sınıfa göre farklı markalar da olsa eş değer otomobillerle yarışıyorsunuz. Bu sebepte iş pilotaja kalıyor.

Peki Co-Pilotunuz Burçin Korkmaz ile tanışma süreciniz nasıl başladı?

O 2007’de yarışmaya başladı o zamandan beri tanışıyoruz 2011 de co pilot ihtiyacım doğdu onun uygun karaktere sahip olduğunu düşündük. Bir abim tavsiyesiyle ve biz yoldaş olduk otomobil içinde beni rahat ettiren benim ona güvendiğim, onun bana güvendiği bir sürüş dinamiği var burada. Abi kardeş ilişkimiz rutin yaşantımızda da sürüyor. Otomobil içinde bu atmosferin oluyor olması çok güzel bir şey. Güven çok önemli bu konularda.