Türkiye’de kalmamış olsa da dünya üzerinde “makul otomobil” segmenti yer alıyor. Bu segment, üreticilerin maliyeti en düşük seviyede tutarak, günümüzün temel güvenlik ve konfor ihtiyaçlarını karşılayabilen otomobiller olarak tanımlanabilir. Türkiye’de her gün binlerce kez karşılaştığımız Renault Symbol, Fiat Egea, Hyundai Accent bu otomobillere güzel birer örnek. Bugün ise Türkiye’de 2012 yılından beri satılmakta olan Peugeot 301, yeni tasarımı ile karşımızda. 301’in ön yüzü artık markanın diğer modellerine yaklaştırılmış. Markanın lüks sedanı 508’i çağrıştıran tasarım otomobilin kalite algısını biraz daha yukarı çıkarmış. 3008 ve 5008’de gördüğümüz far tasarımı 301’e de uygulanmış. Arka kısımda ise pençe tasarımlı stoplar haricinde önemli bir değişiklik bulunmuyor. Kabinde ise en büyük değişiklik ön konsoldaki 7 inçlik dokunmatik ekran oluyor. Sınıfına göre başarılı bu sistemde geri görüş kamerası da yer alıyor. Cam açma kapama düğmeleri yine vitesin etrafına toplanmış. Önde otururken çok problem olmasa da arkada yolculuk edenler için iki koltuğun arasındaki düğmeler çok kullanışlı değil. Kabindeki malzeme kalitesi ise düşük. Sert plastik kullanımının yüksek oranda olduğu kabinde eskiye göre iyileşen ses yalıtımı ve zaten iyi olan yaşam hacmi bu otomobilin artıları arasında. Bizim kullandığımız 301’de ise tutumlu karakteri ile bilinen 92 bg gü. üreten 1.6 lt dizel ünite bulunuyor. Beş ileri manuel şanzıman ile birlikte kombine edilen motor için tutumlu ve nispeten performanslı diyebiliriz. Bunda 301’in bir tonun bir miktar üstündeki gövde ağırlığının da büyük etkisi bulunuyor. 301 orta sertlikte süspansiyonu ile Türkiye’ye uygun bir otomobil. Sınıf ihtiyaçlarını karşılayabilen yol tutuşu ile otomobil, sürücüsünü de fazla yormuyor.

DOĞAN KABAK