Renault, sonunda hatasını anladı ve bizi yeniden Renault Megane sedan ile buluşturdu.

Renault, 19 modelinin yerine 1995 yılında tanıttığı Megane ile 20 yılı aşkın bir süredir pazarda yer alıyor. İlk nesli Türkiye’de önce sedan olarak satılan Megane daha sonra 3 ve 5 kapılı hatchback, station wagon, coupecabrio gibi tüm karoser tipleri ile birlikte tam bir model ailesi haline geldi.

2009 yılının Eylül ayında ise Renault Megane Sedan’ın yerini Uzakdoğulu ortak Samsung ile birlikte geliştirilen Fluence aldı. Ve bu hareketle birlikte Renault, belki satış olarak olmasa da imaj olarak çok şey kaybetti. Filo satışlarının yıldızı olan Fluence, asla gerçek bir Renault gibi hissettiremedi. Fakat Fransız üretici bu hatadan döndü. Artık karşımızda saf bir Renault olan Megane ailesinin sedan versiyonu duruyor.

Lafı hiç eğip büküp uzatmaya gerek yok. Renault Megane Sedan’ı beğendik. Bir kere yakışıklı bir otomobil. Ön yüzü hatchback kardeşi ortak kullanılmışken arka kısım Talisman’ı andırıyor. Ki daha önce bu otomobillerin de tasarımlarını beğendiğimizi söylemiştik. Özellikle ön farların yapısı bizi etkiledi.

Kabine baktığımızda ise yine Talisman ve Megane Hatchback ile aynı olduğunu görüyoruz. Malzeme kalitesi yüksek. Fakat dijital klima kontrollerini sadece Megane Sedan’da değil hiçbir otomobilde sevmiyoruz. Dikkat dağıtıyor, kullanması zor. Umarız bu otomobillerin bir sonraki nesillerinde ortadan kalkar ve biz de bu donanımları unuturuz. Rahatsız etmeyecek olsa da trim sesi geldiğini söylememiz de gerekli. Yol gürültüsü ise 100 km/s’in üzerine çıktığımızda duyuluyor ki bu Megane Sedan’ın ait olduğu sınıfı düşündüğümüzde gayet normal karşılanabilir.

Kabin genişliği konusunda Megane Sedan hiç sorun çıkarmıyor. Hem önde hem arkada yaşam alanı konusunda oldukça başarılıyken bagaj hacmi de sedan bir otomobil için standartları karşılıyor. Renault uzun zamandır riske girmiyor ve yeni tanıttığı otomobillerde, kendini kanıtlamış, oldukça başarılı ve alanında kilometre taşı olarak nitelendirebileceğimiz 1.5 lt dizel motoru kullanıyor. 110 bg’lik versiyonunun EDC şanzıman ile birlikte yer aldığı otomobilde motor için söyleyebileceğimiz çok şey yok. Her zaman dediğimiz gibi motorun sesi biraz fazla çıkıyor olsa da başarılı bir izolasyon ile motor kompartımanına hapsedilmiş. Test sürüşümüz sırasında 7.2 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine ulaşmış olsak da çok kısa mesafede uzun dur kalklar ile bu ortalamaya yakaladığımızı ve bunun bu motorun ulaşabileceği maksimum seviye olduğunu söyleyebiliriz. EDC şanzıman da aynı şekilde daha önce farklı modellerde kullandığımız bir donanım. Bu şanzımanı başarılı olsa da biraz CVT gibi hissettirmesi nedeniyle çok fazla sevemedik. Çift kavramalar arasında referans olarak aldığımız DSG’ye oranla biraz daha yavaş kabul edelim ama sarsıntısız vites değiştirmesi bunu görmezden gelmemize yardımcı oluyor.

Görüş açılarında çok büyük sıkıntı olmasa da kalın A ve C sütunları ön ve arka çapraz görüşü kısıtlıyor. Sportif bir sedan görünümüne sahip Megane Sedan’ın direksiyonu aynı hissi devam ettiremiyor. Sport moda alındığında bile çok yumuşak kalan direksiyon biraz daha keskin olmalıydı. Standart bir aile otomobili olarak tasarlandığı için ESP’nin eğlenceye hiç izin vermediğini ve en ufak kaymada bile devreye girdiğini söyleyebiliriz. Kayma demişken Megane Sedan’ın süspansiyonu tam tadında. Yeteri kadar sert olan süspansiyon küçük engelleri absorbe etmekte başarılı. Oldukça sessiz çalışan süspansiyon beğenimizi kazanan bir diğer unsurlar arasında yer alıyor.

Renault Megane Sedan, Tükiye’de iki benzinli ve üç dizel motor seçeneği ile satışa sunuluyor. Benzini motorlar 1.6 lt ölümsüz K4M’in güncellemiş versiyonu iken ona 1.2 lt 120 bg gücünde turbo beslemeli TCe eşlik ediyor. Dizel seçenekleri ise ise 1.5 lt dCi’ın 90 ve 110 bg’lik versiyonları ile 1.6 lt 130 bg’lik motordan oluşuyor. EDC ise sadece 1.2 lt benzinli ve 1.5 lt 110 bg dizel ile birlikte satın alınabiliyor.

Kullandığımız otomobil 1.5 lt 110 bg motor ve EDC şanzımana sahipti. Bu versiyon 85 bin 150 TL’den başlıyor ve 96 bin 750 TL’ye kadar çıkıyor. En yakın rakibe baktığımız zaman Renault’un dersine iyi çalıştığını görüyoruz. Zaten sonucu en başta söylemiştik, biz bu otomobili beğendik. Bahsettiğimiz eksikler ise standart bir sürücüyü kesinlikle rahatsız etmeyecektir.