BİZCE: BİR HAREKETİYLE AŞIK EDİYOR, BAŞKA BİR HAREKETİYLE KENDİNDEN NEFRET ETTİRİYOR.

Bilmeyenler için bir konuyu açıklığa kavuşturalım; test ettiğimiz otomobilin adı “Citroen DS 4” değil sadece DS 4 çünkü Citroen, her ne kadar kendi bileşenlerinin tamamını kullanarak bir model ortaya koymuş olsa da, DS markasını ayrı tutuyor. Yani karşınızda aslında DS’in 4 modeli duruyor.

DS 4’ü tanımlamak içinse şu durumdan yola çıkabiliriz; etkilendiğiniz biriyle bir gün geçireceksiniz. Önce yemeğe gidiyorsunuz, muhabbet ilerliyor, sonra bu kişinin yemek adabından yoksun olduğunu anlıyorsunuz. Ama dış güzelliği hâlâ sizi etkiliyor. Herhangi bir konuda konuşuyorsunuz ve harika fikirleri olduğunu düşünüyorsunuz. Sonra size öyle bir şey söylüyor ki, zekâ seviyesinin ortalamanın altında olduğunu varsayıyorsunuz ve benzer olaylar sürüp gidiyor. Bu noktada bahsi geçen kişiyle ilgili soru işaretleri beliriyor.

DS 4 de insana böyle şeyler hissettiriyor. Dış görünüşünden etkileniyorsunuz. Sizi karanlık, kasvetli bir kabin karşılıyor. Sonra, kafa üstü güneşliklerin geriye kaydırılabildiğini anlayıp seviniyorsunuz. Kalitesi çok yüksek olmayan kabin malzemelerini göz ardı edip motoru çalıştırıyor ve otomobili park yerinden çıkarmaya çalışıyorsunuz. Hidrolik destekli direksiyonu çeviriyor ve direksiyonun ağırlığından şikâyet ediyorsunuz. Yolda birkaç engeli aşarken kabindeki titreşim canınızı sıkıyor. Sonra otoyola çıkıyorsunuz ve direksiyon tam da olması gereken ağırlık ve keskinlikle davranmaya başladığında, az önce engellerde canınızı sıkan süspansiyon otomobile harika bir stabilite kazandırıyor. Ama hızınızın artmasıyla birlikte içeriye tekerlek ve rüzgâr gürültüsü karışımı doluyor. Ve bütün bu karışıklığa arka koltukta oturanların sorduğu şu soru damga vuruyor; “Arka camları nereden açılıyor bunun?” Açılmıyor. İşte bu, karşınızdaki kişinin zekâ seviyesinin ortalamanın altında olduğunu varsaydığınız anlardan biri.

DS 4’ün tartışmasız iyi olduğu nokta, motor ve şanzıman tercihi. 1.6 lt BLueHDi dizel, 120 bg gücü ve 300 Nm torkuyla tüketim ve performans anlamında yeterli. EAT6 şanzımansa vitesleri akıcı şekilde değiştiriyor. Ayrılma vakti. –Bir daha ne zaman görüşürüz? –Bu aralar yoğunum, müsait olunca seni ararım. BORA ERİŞ